Sanada Kolay Gelsin Nasıl Yazılır?
Bazen hayat, yazmakla alakalı sorularla karşımıza çıkar. Ama bir soru var ki, bu soru her zaman beni benden alır: Sanada kolay gelsin nasıl yazılır? Hani bazen insanlar, böyle her şeyin kolayca yapılabileceğini, her şeyin en doğru şekilde yapılması gerektiğini söyler ya, işte o anlar… O kadar çok kafa karıştırıcı ki, hem tam olarak doğru yazmak istiyorsun, hem de “Ya zaten herkesin bildiği şey değil mi bu?” diyorsun. Neyse, bırak şimdi felsefe yapmayı. Hadi bakalım, bu yazıyı yazarken elimde “sanada kolay gelsin”in doğru yazılışını çözmeye çalışırken yaşadığım içsel mücadeleyi bir anlatayım sana.
“Sanada Kolay Gelsin” Mi, “Sana Da Kolay Gelsin” Mi?
Hadi şimdi işin eğlenceli kısmına geçelim: Doğru yazılışını bulmak. Bunu yazarken kesinlikle evdeki kedim Mavi’nin bana bakıp “Yavaş ol, sakin ol” dediğini hissediyorum. Çünkü aslında bu soru, o kadar basit değil. Hem yazılışını arıyorsun, hem de anlamını doğru bir şekilde veriyor musun diye sürekli düşünüyorsun.
Bir kere “sanada kolay gelsin” diye yazmak, dilin kurallarına tamamen aykırı. Çünkü “sanada” demek yanlış. Bu tür yazımlar, gerçekten içimi acıtıyor. Dil bilgisi kurallarını öğrenmek için 25 yıl uğraşan bir insan olarak, böylesine basit bir şeyin yanlış yazılması beni çok zor durumda bırakıyor. Hani bazen insana “bunu yazarken hiç mi düşünmedin?” diye bağırmak geliyor ama sonra durup “Ben de bunu yazarken neden düşündüm ki?” diye düşünüyorum.
Evet, doğru yazılış “sana da kolay gelsin” olacak. Sana da bir bağlaçtır ve kesinlikle ayrı yazılır. Dil bilgisi, yazım kuralları vs. o kadar karmaşık hale geliyor ki, bazen “Ya ne olacak ki?” diyecek hale geliyorsun. Ama doğruyu yazmak önemli. Hem de bu kadar basit bir şeyin yanlış yazılması gerçekten gözden kaçıyor, gözlerimi devirmekten başka bir şey yapamıyorum.
Dil Bilgisi: Bir Kadınla Felsefi Bir Sohbet
Düşünsene, bir gün seni bulmuşum, kahve içiyoruz. Sen bir kelimeyi yanlış yazdın ve ben bu durumu fark ettim. Bunu sana direkt söyleyip küçük düşürmem mi gerekirdi? Yoksa sadece içimden gülüp geçer miydim? İşte burada hayatın gerçek dramı var. Yanlış yazmak çok kolay ama doğruyu yazmak biraz zor. İşte tam bu noktada, “sanada kolay gelsin” gibi bir yazım hatası yapmak, dilin ne kadar zorlu bir yapıya sahip olduğunun kanıtıdır. Çünkü her şeyin en ince noktasına kadar düşünülmesi gerekiyor.
Geçenlerde tam da böyle bir sohbetin içinde buldum kendimi. Arkadaşım Cengiz, bir yazı yazmış ve yanlışlıkla “sanada kolay gelsin” demiş. Hemen düzelttim, ama bu sefer de Cengiz’in gözlerinde bir ışık yanmaya başladı. Hani böyle “Ne var ya?” diyen bir bakış. O bakışı görmeyi seviyorum ama bu sefer, ciddi ciddi bir “bunu doğru yazmak çok önemli” mesajı verdim.
“Bak Cengiz, dil bilgisi hatası yapmanın, o kadar kolay olduğunu düşündüğün şeylerin büyük sonuçlara yol açabileceğini unutma. Yani düşünsenize, ‘sanada’ yazsanız, Google bile yanlış anlamaya başlar,” dedim.
Cengiz biraz dalga geçerek, “Ya tamam işte, seni seviyorum da biraz abartıyorsun,” dedi. Ama o an fark ettim ki, belki de ben biraz abartıyorum. Ama bu yazı, bana biraz fazla dil bilgisi hatası yaptırtmış gibi geliyor. Belki de fazlasıyla düzelten biri oldum.
Herkesin Bunu Söylediği Anlar
Sana bir şey söyleyeyim mi? İnsanlar hayatında doğru bir şekilde yazmanın önemini, ancak fark ettikleri anlarda anlarlar. Mesela, iş yerinde bir iş arkadaşım bana “Sanada kolay gelsin” yazdı ve hemen cevaben, “Sana da kolay gelsin” yazdım. Ama sonra düşündüm, bu durumda kendimi ne kadar da doğru hissettim! O kadar sevindim ki. Sanki, kaybolan bir hazineyi bulmuşum gibi bir his. Ama sonra da işin tuhaf tarafı şuydu: Onun “sanada kolay gelsin” dediği anın, bana ne kadar normal geldiği.
“Ne var ki, herkes böyle yazıyor,” dedim kendi kendime. Ama işte tam da burada gerçek soruyu sormak gerekiyor: Herkes böyle yazıyor diye doğru mu yazmış oluyoruz? Bunu düşündükçe, bazen kendimi “Dil bilgisi polisi” gibi hissettiğimi kabul ediyorum. Ama bu yolda da yalnız değilim, eminim birçok insan da fark etmeden benzer hatalar yapıyordur.
Diğer Yanlış Yazımlar
Şimdi düşündüm de, sanada kolay gelsin sadece bir örnek. Hadi bir de şu durumu ele alalım. “Herşey” mi yazılır, “her şey” mi? Hadi onu bir düşün. Çünkü bazen bu gibi küçük yazım hataları, birisinin seni doğru anlamasına engel olabilir. Yani, bir dilbilgisi hatası yapmak ne kadar komik olsa da, bazen başkasına verdiğin mesajın netliğini kaybedebilir.
Çünkü bazen, yazım hataları bir tür kimlik haline geliyor. Mesela senin de o yazıyı okuduktan sonra, “Evet, tam olarak ben de böyleyim” dediğini hayal ediyorum. Çünkü dil, düşüncelerin bir yansımasıdır. O yazım hatasındaki “sanada” kelimesi, dilin mantığına aykırı bir şekilde yapılan bir hata olabilir ama bana “benim gibiyim, ne olabilirim ki?” gibi bir mesaj da veriyor olabilir.
Sonuçta Ne Oluyor?
Sonuç olarak, yazım hataları yapmak bazen bir tepki yaratabilir, bazen de komik olabilir. Ama doğru yazmak, genelde biraz daha iyi bir izlenim bırakır. Yani belki de “Sanada kolay gelsin nasıl yazılır?” sorusuna cevap verirken, dil bilgisi kurallarını bir kenara bırakıp biraz da eğlenmek gerek. Sonuçta dil, bizlere anlam katmak için var ama bazen kendi yolumuzu çizmek de bir o kadar önemli.
Evet, belki bu yazıda doğru yazım kurallarını biraz abartmış olabilirim ama dilin gücünü ve eğlenceli yanlarını göz ardı edemem. En sonunda, yazım kuralları doğru olsa da, önemli olan mesajı doğru bir şekilde verebilmektir, değil mi?
Şimdi, bir daha “sanada kolay gelsin” yazmak yerine, biraz daha dikkatli yazalım. Hem belki biraz da güleriz.