Akvaryum Işığı Kapatılır Mı?
Bazen, bir evin en sessiz köşesinde, bir akvaryumun ışığının yanıyor olmasıyla bir dünya değişir. Kayseri’deki küçük evimde, günler birbirine benzer şekilde geçerken, akvaryumun ışığı ve o anlık huzur, bana çok şey anlatıyordu. İçinde kaybolduğum, saatlerce sadece bakarak düşüncelerimi toparladığım o mavi ışık, benim için bir anlam taşımaya başlamıştı. Ama bir gün, o ışık kapatılmalı mıydı? O an, tam anlamıyla kaybolduğum o huzurlu dünyayı kaybetmek, içimde ne tür duygular uyandırdı, işte bunu anlatmak istiyorum.
1. Bir Gün, Bir Karar: Işık Kapalı, Dünya Kapanmış Gibi
O gün akşam üstü, dışarıda hafif bir yağmur yağıyor ve evde yalnızım. Akvaryumumun ışığını her akşam olduğu gibi açıyorum, suyun içinde süzülen balıkları izlemek, bana bir anlamda huzur veriyor. Ama bu kez farklı bir şey hissediyorum. Gözlerim, suyun hareketini takip ederken, akvaryum ışığının çok da gerekli olup olmadığını sorgulamaya başlıyorum.
Açıkçası, bazen o kadar boğuluyorum ki günlük hayatın karmaşasında, akvaryumun mavi ışığı bana bir nefes alma fırsatı sunuyordu. Fakat o akşam, nehir gibi akıp giden düşüncelerim beni bir an duraklatıyor: “Gerçekten, her şeyin hep aydınlık olmasına ihtiyacım var mı? Işıksız da bir şeyler hissetmem mümkün mü?”
Duygularım karışmaya başlıyor. Belki de hayatımda her zaman ışıklar yanmalı diye düşündüğüm için, karanlık biraz korkutuyor. Ama şimdi, bir denemek istiyorum. Akvaryumun ışığını kapatmayı.
2. Hayal Kırıklığı ve Yeni Bir Başlangıç: Işıksız Bir Huzur
Akvaryum ışığını kapatıp sessizliğe büründüğümde, içimde bir şey değişiyor. Önce, o bildik huzurun kaybolduğunu hissediyorum. Gözlerim karanlıkta balıkları arıyor ama yoklar. Su, önceki gibi parlamıyor, her şey duraklamış gibi. İçimde bir hayal kırıklığı, bir eksiklik duygusu sarıyor. “Neden kapattım ki?” diyorum kendi kendime. O ışık, bana yaşamın ritmini hatırlatan bir parça gibiydi. Şimdi bir eksiklik var. Sanki hayatta hep aradığım dengeyi kaybettim.
Bir süre sessizce oturuyorum. Düşüncelerim çığ gibi büyüyor. O kadar alışmışım ki, ışığın yanıyor olmasına… Ama şimdi, karanlıkta kalmak zorundayım. Bu kararın bana gerçekten ne hissettirdiğini anlamaya çalışıyorum. İçimden bir ses, “Belki de her şeyin aydınlık olmasına ihtiyacın yok,” diyor. Ama diğer bir ses de, “Işıksız bir dünya, sana bir şeyleri kaybettiriyor” diye karşılık veriyor. Her iki ses de içimde yankı yapıyor.
Ama sonra, birdenbire, karanlıkta bir şey fark ediyorum. Gözlerim alışıyor, balıklar görünmeye başlıyor. Akvaryumun ışığını kapatmanın bana sunduğu farklı bir bakış açısı var. O an fark ediyorum: bazen ışık her şeyi netleştirmiyor, bazen karanlık da başka bir dünyayı keşfetmene izin veriyor.
3. Umut ve Yeni Bir Anlayış: Akvaryum Işığını Bir Kez Daha Açmak
Bir süre sonra, o eski huzuru yeniden hissediyorum. Karanlık, başlangıçta zor gelse de, şimdi bana bir şeyleri öğretmiş gibi. Ama hayatın her anında, her duyguda olduğu gibi, dengeyi bulmam gerektiğini hissediyorum. Her şeyin karanlık olması da sağlıklı değil, ama sadece ışığa odaklanmak da beni boğuyor.
Akvaryumun ışığını yeniden açıyorum. Bu kez daha farklı bir şekilde. Artık o ışık, sadece her şeyin parlaması için değil, aynı zamanda karanlığın bir arka planı olarak var. O ışıkla daha çok barışmış gibi hissediyorum. Hayatta, karanlık ve ışık arasında bir denge kurabilmek, belki de benim içsel huzurumu bulmamı sağlayacak. Karanlıkta çok fazla kaybolmak istemiyorum, ama ışık da her zaman beni aydınlatmak zorunda değil.
O an, ışığın yanıyor olmasının, bana hissettirdiği huzurun çok değerli olduğunu anlıyorum. Ama aynı zamanda, karanlığın da bir anlamı olduğunu, bir şeyleri yeniden keşfetmeme yardımcı olduğunu fark ediyorum. Karanlık, bazen sadece bir arka plandır; ışığın güzelliğini ortaya çıkaran bir fon.
Sonuç: Hayatın Işığı, Kapanan Akvaryumun Derinliklerinde
Akvaryum ışığını kapatıp, bir süre karanlıkta kalmak, bana hayatta gerçekten neyin önemli olduğunu düşündürdü. Işıksız bir dünyada yaşamak zor gibi görünse de, aslında bazen karanlık, ruhun daha derinlerine inmene olanak sağlar. Ama bir denge arayışı her zaman devam eder. Işıksız da bir hayat olur, ama ışıkla yaşamayı da öğrenmek gerekir. Akvaryumun ışığını bir daha asla kapatacak mıyım? Bilmiyorum. Belki, bazen karanlıkta kalmak da ihtiyaçtır, ama ışığın ne kadar değerli olduğunu bilmek, bu hayatın bana öğrettiği en büyük derslerden biri.
Akvaryumun ışığı, bir anda kaybolsa da, içimdeki karanlıkta bile, bir umut ışığı yanmaya devam edecek.