Kombinin suyunun bittiğini nereden anlarız? Asıl mesele gerçekten “anlamak” mı, yoksa görmezden gelmek mi? Kombi dediğin şey modern hayatın görünmez kahramanı gibi davranıyor ama iş işten geçince bir anda drama queen’e dönüşebiliyor. Sabah duş alacaksın, su ılık bile değil. Petekler “ben zaten varım ama ısınmak gibi bir niyetim yok” modunda. Sonra klasik soru geliyor: “Acaba kombinin suyu mu bitti?” Aslında mesele sadece suyun bitmesi değil; insanların bunu ne kadar geç fark ettiği. Çünkü çoğu kişi kombiye bakmayı, lastik kontrolü yapmak gibi basit bir rutin sanmıyor. Ta ki ev buz kesene kadar. Kombinin suyu neden bu kadar kritik bir konu? Fefe…
Yorum BırakKategori: Makaleler
A++ 18000 BTU Inverter Klima Ne Kadar Yakar? İzmir Sıcağında Hayatla Pazarlık İzmir yazı… Hani şu asfaltın bile “ben artık eriyorum, bana dokunmayın” dediği dönem. Bir yandan deniz esintisi var gibi yapar ama sadece moral verir, fiziksel olarak pek katkısı yok. İşte böyle bir ortamda insanın aklına tek bir şey düşer: klima. Ama mesele sadece klima almak değil. Asıl soru şu: A++ 18000 BTU inverter klima ne kadar yakar? Bu soru, yaz aylarında evde tek başına otururken elektrik faturası düşününce terleten, markette indirim görünce mutlu eden ama faturayı görünce “ben ne yaptım?” dedirten o klasik iç hesaplaşma sorusu. İnverter Klima…
Yorum BırakV kayışının diğer adı nedir? Geleceğe uzanan görünmez teknoloji üzerine bir düşünce Ankara’da yaşayan, 28 yaşında, günün büyük kısmını teknoloji haberlerini takip ederek, mühendislik gelişmelerini kurcalayarak ve kendi geleceğini zihnimde sürekli yeniden planlayarak geçiren biri olarak bazen küçük bir otomotiv parçası bile bana büyük şeyler düşündürüyor. Mesela “V kayışının diğer adı nedir?” sorusu ilk bakışta oldukça teknik ve basit bir merak gibi görünüyor. Ama biraz derine indikçe, aslında bu parçanın sadece bir mekanik bileşen olmadığını, yaşamın ritmini taşıyan görünmez bir sistemin parçası olduğunu fark ediyorum. Bugün V kayışı denildiğinde çoğu kişinin aklına motor kaputunun içinde dönen lastik bir parça geliyor.…
Yorum BırakKıt Kaynaklar, Sağlık ve Seçimlerin Ekonomisi: “En iyi hastane” gerçekten ne demek? Bir insanın sağlık hizmeti arayışı, yüzeyde bir seçim problemi gibi görünür: bütçe, kalite, mesafe ve güven. Ancak daha derinde bu seçim, kıt kaynakların dağıtımıyla ilgili temel bir ekonomik gerilimi açığa çıkarır. Her tercih, vazgeçilen başka bir seçenek anlamına gelir. Bu da doğrudan fırsat maliyeti kavramına bağlanır. Ankara gibi büyük bir metropolde “en iyi özel hastane hangisi?” sorusu, tek bir doğru cevabı olan bir piyasa sorusu değildir. Çünkü sağlık hizmeti piyasası, klasik rekabet modellerinden farklı olarak bilgi asimetrisi, regülasyonlar ve acil ihtiyaçların şekillendirdiği bir yapıya sahiptir. Bu yazı, sağlık…
Yorum BırakKabloTV için çanak gerekli mi? Gerçekten neyi kuruyorsun evine? Akşam işten çıkıp eve dönerken metroda ya da otobüste camdan dışarı bakarken aklımdan geçen o basit ama bir türlü netleşmeyen sorulardan biri bu: KabloTV için çanak gerekli mi? Çünkü Türkiye’de televizyon işi biraz karışık. Herkes “çanak var mı, yok mu?” diye soruyor ama işin arkasında aslında çok daha farklı bir altyapı var. Evine yeni taşınan biriysen ya da internet + TV paketlerini araştırıyorsan bu soru mutlaka karşına çıkıyor. İlk başta basit gibi duruyor ama detaylara indikçe konu uzuyor. Bir de işin içine apartman yönetimi, bina altyapısı, kablo tesisatı girince insan “ben…
Yorum BırakEkonomik düşünce çoğu zaman sayılarla, fiyatlarla ve grafiklerle anlatılır; ancak aslında daha derinde, insanın kıt kaynaklar karşısında yaptığı seçimlerin hikâyesi vardır. Her tercih bir vazgeçiştir ve her vazgeçiş, görünmeyen bir maliyet taşır. Günlük yaşamda basit gibi görünen semboller bile bu seçimler ağının bir parçasıdır. “Amblem” kavramı da bu açıdan yalnızca görsel bir işaret değil, ekonomik davranışların, piyasa beklentilerinin ve toplumsal değerlerin kesişim noktasında yer alan güçlü bir sinyaldir. Amblem nedir ve ekonomik açıdan neyi temsil eder? Amblem, bir kurumun, markanın, devletin veya topluluğun kimliğini temsil eden görsel bir semboldür. Ancak ekonomi perspektifinden bakıldığında bu sembol, sadece estetik bir tasarım değil;…
Yorum BırakKayseri Şehir Hastanesi’nin yeni başhekimi kimdir? Sağlık yönetimi üzerinden şehir, dünya ve insan hikâyeleri Değerli Fefe okurları, bu makalemizde “506 numaralı otobüs nereye gidiyor” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik. Bursa’da sabahları işe giderken Nilüfer tarafındaki trafiğe karıştığımda bazen düşünüyorum: Aslında biz sadece işe gitmiyoruz, bir sistemin içinde akıyoruz. Hastaneler, okullar, belediye hizmetleri… Hepsi görünmez bir düzenin parçaları. Son günlerde kulağıma takılan sorulardan biri de “Kayseri Şehir Hastanesi’nin yeni başhekimi kimdir?” oldu. İlk bakışta basit bir isim arayışı gibi duruyor ama biraz kurcalayınca işin sadece bir kişiden ibaret olmadığını fark ediyorsunuz. Çünkü bir şehir hastanesinin başhekimi, aslında o şehrin sağlık…
Yorum BırakGörünmeyen Bir Soru: Bir Krem, Bir Bilgi ve Bir Varlık Problemi Bazen en sıradan nesneler, felsefenin en zor sorularını sessizce taşır. Bir krem tüpünü elinize aldığınızda aslında neye dokunursunuz? Bir tedavi aracına mı, bir kültürel güven vaadine mi, yoksa insanın “kusursuz olma” arzusunun maddi bir ifadesine mi? “Asit krem ne işe yarar?” sorusu ilk bakışta dermatolojiye ait gibi görünür. Oysa bu soru, etik, epistemoloji ve ontoloji üçgeninde düşünüldüğünde, yalnızca ciltle ilgili değil; bilginin nasıl üretildiği, bedenin nasıl anlamlandırıldığı ve iyi yaşamın ne olduğuna dair çok katmanlı bir tartışmaya dönüşür. Asit Krem Nedir? İşlevden Felsefeye Açılan Kapı Alüminyum hidroksit içeren kremler…
Yorum BırakKavala Aslen Nereli? Bir Şehrin, Bir İsmin ve İçimde Kalan Soruların Hikâyesi Bugün yine günlüğümün sayfalarını açtım. Kalemin ucunda birikmiş kelimeler var ama içimdeki düğüm daha hızlı çözülmek istiyor. Kayseri’nin soğuğu camdan içeri sızarken, zihnimde tek bir soru dönüp duruyor: Kavala aslen nereli? Bunu ilk kez bir kahve sohbetinde duymuştum. Masada üç kişi vardık, dışarıda rüzgâr sertti, bardakların buharı yüzümüze çarpıyordu. Konu bir anda tarihe, isimlerin kökenine, şehirlerin hafızasına kaydı. Birisi “Kavala aslen nereli?” diye sorduğunda ortam bir an sessizleşti. Sanki basit bir soru değil de eski bir defterin kapağı açılmıştı. O an içimde bir şey kıpırdadı. Sanki bu soru,…
Yorum BırakBunamaya Ne İyi Gelir? Hafıza, Varlık ve Bilginin Felsefi Kesişiminde Bir Soru Bu içerikte Bunamaya ne iyi gelir hakkında doğru ve pratik bilgiler arayanlar için Fefe yanınızda. Bir insan, dününü hatırlayamadığında hâlâ “aynı insan” mıdır? Ya da hatıralar çözülmeye başladığında, benlik dediğimiz şey yavaşça başka bir şeye mi dönüşür? Bu sorular yalnızca tıbbi bir duruma değil, insanın varoluşuna dair en eski tartışmalardan birine dokunur: hafızanın kaybı, yalnızca bir sağlık meselesi değil; etik, epistemoloji ve ontoloji açısından derin bir kırılma alanıdır. Bunama (demans), modern tıbbın tanımladığı nörolojik bir süreçtir; ancak felsefe bu süreci yalnızca “beynin işlev kaybı” olarak değil, “benliğin sürekliliği”,…
Yorum Bırak